|
|
|
Amaç:
Rinolitler, nazal kavitede endojen veya ekzojen bir nidus etrafında
tuzların birikmesiyle meydana gelen taşlardır. Nadir görülürler ve uzun
süre boyunca tanı konulmazsa nazal obstrüksiyona yol açacak kadar
büyüyebilirler. Genellikle burun tıkanıklığı ve kötü kokulu akıntı
hastaların doktora esas başvuru sebepleridir. Tanıda nazal endoskopi en
önemli yeri tutar. Boyut ve çevre dokularla ilişkisini saptamak amacıyla
sinüs grafisi ve bilgisayarlı tomografi istenebilir. Tedavisi cerrahi
olarak rinolitin çıkarılmasıdır. Literatür incelendiğinde rinolityazis
genelde tek olgular halinde raporlanmıştır. Bu çalışmada rinolityazisi
olan 16 hastalık geniş seri klinik bulgular, tanı ve tedavi açısından
incelenerek sunulmuştur.
Yöntem:
Ocak 2005 ile Haziran 2008 tarihleri arasında kliniğimizde rinolityazis
tanısı alan 16 hasta retrospektif olarak incelendi.
Bulgular:
Rinolityazis tanısı alan 16 hasta (5 erkek, 11 bayan) incelendi.
Hastaların ortalama yaşı 17.8 (4 ila 34 yaşlar arası) idi. Burun
tıkanıklığı, pis kokulu burun akıntısı, burun ve ağızda kötü koku en sık
şikayetler olarak not edildi. Tanı için nazal endoskopik muayene en
önemli yeri oluşturdu. Radyolojik inceleme için Water’s grafisi veya
bilgisayarlı tomografi kullanıldı. Hastalarda rinolityazise eşlik eden
hastalıklar arasında sinüzit (%50), kronik vestibülit (%37), alerjik
rinit (%18), septum deviasyonu (%12.5) vardı. Tedavide; rinolitler 7
hastada lokal, 9 hastada genel anestezi altında endoskopik cerrahi
yöntemiyle çıkarıldı. Septum deviasyonu olan 2 hastaya aynı seansta
endoskopik septoplasti yapıldı.
Sonuç:
Rinolityazis olguları nadir görülmesine rağmen özellikle uzun süreli
burun tıkanıklığı, kötü kokulu burun akıntısı ile burun ve ağızda kötü
koku şikayeti olan hastalarda mutlaka akla gelmelidir. Tedavide
rinolitlerin çıkarılmaları gereklidir. Rijit nazal endoskoplar, tanıda
ve tedavide önemli ölçüde yardımcıdır. |