|
|
|
Amaç:
Nitröz oksid (N2O), genel anestezide, kullanılan inorganik bir gazdır,
çözünürlüğü çok düşük olduğundan alveollere geçişi çok hızlıdır. N2O
anestezi idamesi sırasında kanda yüksek konsantrasyonda ve basınçta
bulunduğundan anesteziden çıkış sırasında kandan alveollere kısa sürede
ve fazla miktarda geçer. Kandan alveollere difüze olan N2O’nun
alveollerdeki parsiyel basıncı hızla yükselir ve oksijenin yerini işgal
ederek difüzyon hipoksisine neden olabilir. Difüzyon hipoksisinde
satürasyonun %1 düşmesinin bile hipoksi kabul edilebileceğini gösteren
yayınlar mevcuttur. Presbiakusi, işitme kaybı, akustik travma ve bazı
vestibulopatilerin kan akımının değişmesi ile ilgili olduğu
bilinmektedir. Bu çalışmada difüzyon hipoksisine bağlı geçici hipoksi ve
reoksijenizasyonda satürasyonun düşmesiyle iç kulak titrek tüylü
hücrelerin etkilenme derecesi otoakustik emisyonla ölçülerek
değerlendirildi. Kanda ise oksidatif stres parametrelerine bakılarak
satürasyon düşmesinin vücud tarafından nasıl algılandığı değerlendirildi.
Yöntem:
Genel anestezi altında septoplasti yapılacak olan 18 hastanın anestezi
öncesinde (Evre 1), anestezi esnasında (Evre 2), difüzyon hipoksisi
periyodunda (Evre 3) ve uyanma fazında (Evre 4) arteriyel kan alınarak
satürasyon (Sa), pO2, pCO2, pH değerlerine ve oksidatif stres
parametrelerinden malondialdehit (MDA), antioksidan enzim sistemi
göstergelerinden superoksid dismutaz (SOD), katalaza ve eş zamanlı iç
kulaktan emisyon ölçümleri (TEOAE) yapılarak 1.0, 1.4, 2.0, 2.8 ve 4.0
kHz frekansları değerlendirildi.
Bulgular:
Derin anestezi döneminde (Evre 2) Sa değeri 1. döneme göre anlamlı
derecede artıp (p<0.001), hipoksi döneminde giriş ve anestezi dönemine
göre anlamlı derecede düşmüştür. Hastanın oda havasında solutulduğu
çıkış döneminde ise Sa tekrar artmıştır (p<0.001). pH değerlerine
bakıldığında 3.ve 4. dönemde, 1. ve 2.döneme göre anlamlı derecede düşme
gözlenmiştir (p<0.001). 4. dönem pH değerleri 3.döneme göre anlamlı
derecede artmıştır (p<0.001). pCO2 değerleri 3. ve 4. dönemde 1. döneme
göre anlamlı derecede artmıştır (p<0.001), (p<0.05). 4. dönem pCO2
değerleri 3. döneme göre anlamlı derecede düşmüştür (p<0.001). 3. ve 4.
dönem pO2 değerleri 2.döneme göre anlamlı derecede düşmüştür (p<0.001).
Biokimyasal incelemede 2. ve 3. dönem MDA değerleri 1. döneme göre
anlamlı derecede artmıştır (p<0.001 p<0.05). Uyanma döneminde ise MDA
değerleri 2. ve 3. döneme göre anlamlı derecede düşmüştür (p<0.01,
p<0.05). SOD değerleri 3. ve 4. dönemde, 1. ve 2. döneme göre anlamlı
derecede düşmüştür (p<0.001, p<0.01). Katalaz ve SOD gibi uyanma fazına
doğru düşüş göstermişdir. Otoakustik ölçümlerde 3. dönem 1.4 Hz değeri
1. ve 2. döneme göre anlamlı derecede düşüp uyanma döneminde tekrar
artmıştır (p<0.01, p<0.05, p<0.05).
Sonuç:
Anestezi esnasında görülen hiperoksiden sonra ekstübasyon fazındaki
difüzyon hipoksisinin ve tekrar hipoksiden çıkışın arteryel kan gazı
incelenmesiyle gerçekleştiği ve vücudun bu durumu oksidatif stres olarak
algılayıp antioksidanların kullanıma bağlı tüketildiği ve kulakta 1.4
kHz’de hipoksiye bağlı olarak geçici düşüş olduğu gözlendi. |