|
Amaç:
Fakültemiz hastanesinde tiroid dışı baş-boyun kitleleri için yapılan
ince iğne aspirasyon sitolojisi (İİAS) sonuçlarımızı değerlendirmektir.
Yöntem:
1998-2002 yılları arasındaki 5 yıllık süreçte, fakültemiz
hastanesine başvuran, baş-boyunda tiroid dışı kitlesi olan 487
hastaya uygulanan 542 İİAS sonucu retrospektif olarak, Patoloji
Anabilim Dalı’ndaki kayıtlar incelenerek değerlendirildi. Kalıcı
biyopsisi olan ve ulaşılabilen 127 hastada İİAS sonuçları, yaş dönemi
ile patolojinin yerleşim yerine göre ayrı ayrı değerlendirildi.
Duyarlılık, özgüllük, pozitif ve negatif tahmin edici değer ile
genel doğruluk oranları hesaplandı.
Bulgular:
Bu dönemde yapılan tüm İİAS’lerinin %62.5’i baş-boyun, bunların
%12.9’u tiroid dışı patolojiler için uygulandı. İİAS’nin
genel doğruluk oranı; doğumsal-gelişimsel patolojiler için %94.3,
enfeksiyöz-enflamatuar patolojiler için %89.4 (spesifik enfeksiyonlar
için %93.5) ve neoplastik patolojiler için %83.7 (malign neoplazmlar için
%85.9) olarak saptandı. Hasta yaş grubu ve patolojinin yerleşim
yerine göre İİAS doğruluk oranları arasında anlamlı fark
saptanmadı. Malign lezyonlarda yalancı negatiflik oranı yalancı
pozitifliğe göre daha yüksek bulundu. Yine malign patolojilerde hücre
tipini tanımada İİAS’nin doğruluk oranı %50 olarak saptandı.
Sonuç:
1. İİAS baş-boyun kitlelerinde doğruluk oranı yüksek bir tanı yöntemidir.
2. Üzerindeki mukoza ve cildin sağlam olduğu tüm baş-boyun
kitlelerinde ilk uygulanacak patolojik inceleme İİAS olmalıdır. 3.
Çocukluk dönemi ve erişkin baş-boyun İİAS’lerinin doğruluk
oranları arasında fark yoktur 4. Tükürük bezi ve boyunda yerleşimli
patolojilerin İİAS’lerinin doğruluk oranları arasında fark
yoktur. 5. İİAS klinik olarak sadece ön tanıda yönlendirici olmalıdır.
Özellikle malign patolojilerde tedavi İİAS sonucuna göre yapılmamalı,
mutlaka doku biyopsisi elde edilmelidir.
|